Yumurta Yusuf ile Ayla ile Zehra / Cüneyt Cebenoyan
1/12/2007 · Kategori: Inceleme
| Cüneyt Cebenoyan |
| |||||
|
| ||||||
| Yumurta | 16/11/07 | |||||
|
Yusuf ile Ayla ile Zehra Yumurta kendinden ve hayattan pek bir beklentisi kalmamış eski şair/yeni sahaf Yusuf'un (Nejat İşler) bir anlamda yeniden doğuşunu, bir yerlere ve birilerine yeniden bağlanmayı öğrenişini konu alıyor. Filmin iki önemli kişisi daha var. Birisini, Zehra'yı sadece bir kez, filmin başında öbür dünyaya, mezarlığa doğru yürürken görüyoruz (kavak ağaçlarının silueti gerçekten bir başka dünya izlenimi veriyor). Yusuf'un annesi Zehra ölümüyle sahneden çekilmiyor, tam tersine Yusuf'un kaderini belirleyecek denli hayata müdahil oluyor. Diğer önemli kişi ise Zehra anayla birlikte yaşayan Ayla (Saadet Işıl Ak-soy). Liseyi yeni bitirmiş, üniversite sınavlarına hazırlanan Ayla'nın kendi ailesi hakkında bilgi sahibi olamıyoruz. Ayla, Zehra ananın ruhunun bu dünyadaki temsilcisi gibi, onun isteklerinin yerine getirilmesini sağlıyor. Ve böyle yaparak hem kendinin hem de Yusuf'un kaderini tayin ediyor. Kısacası filmin asıl kahramanı bir anlamda gözle görülmeyen, yaşamayan biri, bir ruh, Zehra ananın ruhu. Ama Zehra'nın ölüsü bile Yusuf'tan daha canlı. Yusuf'u ilk kez sahaf dükkânında/evinde görüyoruz. Filmin bence en başarısız sahnesi bu. Gerçeklik duygusu bu sahnedeki kadar başka hiçbir bölümde eksik değil. Yusuf dükkân evinde kapıyı kilidemeden, kepenk indirmeden, uyku ilacı niyetine içtiği şarabını içip yatmaya hazırlanırken, genç ve seksi bir kadın girer içeri. Şarapçılar bile şişelerini bir kesekağıdma sarar ama bu seksi kadın geceleyin elinde şarap şişesini açıkta tutarak dolaşabilmektedir görünüşe göre. Yusuf ne bu elinde fallik bir nesne tutan kadınla ne de ondan kazanabileceği parayla ilgilidir. Sahne gerçeklik duygusundan yoksun olsa da Yusuf'un her şeye il-gisizleşmiş halini ekonomik bir şekilde özetler. Aynı gece annesinin ölüm haberini de alan Yusuf cenazeye katılmak için kasabası Tire'ye geri döner. KABUĞU ÇATLATMASI ZAMAN ALACAK Yusuf İstanbul'a bir an önce geri döneceğini söylese de bir türlü dönemez. Annesinin adağını yerine getirir nihayetinde. Koçu almak için çıktıkları yolculuk Ayla'yla Yusuf arasında bir yakınlaşmayı da başlatır. Zaten Zehra'nın adağı da anlaşılan budur. (Kaplanoğlu vejateryen olmak gerektiğini de mi söylüyor acaba bize? Filmin başında vejateryen yemekleriyle ilgili kitap arayan kız, ölümüne gitmeye can havliyle direnmeye çalışan koç, bir kadın ordusunun kurbanı parçalara ayırması...) FİLMİN EN 'DÜNYEVİ' BÖLÜMÜ Nihayetinde iyi çekilmiş ve iyi oynanmış (Nejat İşler çok çok iyi) bir film Yumurta. Diyaloglar da iyi yazılmış. Ama Kaplanoğlu'nun zamana (filmde sık sık saat görüyoruz ya da tiktakını duyuyoruz) ve metafiziğe dair söylemeye çalıştıklarını çok da iyi ifade ettiğini düşünmüyorum ya da ben bu konulara uzağım. Yusuf'un Ayla'yla yakınlaşması da yeterince güçlü bir etki uyandırmıyor. Bu iki insan arasında çok ama çok mesafe var aşılacak ve bunu başarmaları çok da mümkün görünmüyor. Yani Yusuf'un yeniden doğuşunda da bir sorun var. Ayla'ya gelince, bu kasabalı kızın kişiliğinde insanı saran bir şey yok. Yusuf zaten üçlemenin ana karakteri olduğu için, Ayla o kadar da önemli değil. Yusuf'un yaşadıkları inandırıcı ama onu da çok tanımıyoruz sonuçta. Zaten filmde en güçlü irade sahibi kişi başta da söylemiştik, bir ruh, Zehra'nın ruhu. E, onu da göremiyoruz haliyle. Zehra'dan bağımsız yan karakterlerden elektrikçi Haluk'un (Ufuk Bayraktar), Yusuf'la girdiği kıskançlık yüklü ilişki belki de filmin en dünyevi bölümünü oluşturuyor. Sanırım bu yüzden filmin en sevdiğim anı Haluk'un Yusuf'un hafızasını aşağıladığı sahne oldu. Yönetmen: Semih Kaplanoğlu Oyuncular: Nejat işler, Saadet Işıl Aksoy, Ufuk Bayraktar, Tülin Özen Türü: Kurmaca Ülke: Türkiye, Yunanistan * * * SAHNELERDEKİ OLAĞANÜSTÜ ESTETİK Ama beynimi kemikurt maalesef haklı galiba. Çok güzel ama göründüğü kadar derin bir film değil KRFJJS. Ben bütün uzunluğuna rağmen çok az sıkıldım. Başlarda biraz zorlanmakla birlikte filmi ilgiyle de izledim. Ama vaat ettiği derinliğe ulaşamayan bir film olduğu da doğru ne yazık ki. KFFJJS bir western ama bir aksiyon filmi değil. Suç, şöhret, hayranlık ve paranoya üzerine psikolojik bir film. Amerikan tarihinin kimilerince iyi kimilerince manyakça kötü bir kahramanı olan Jesse James'in son aylarını anlatıyor. Son soygunundan sonra, sahte kimlik altında paranoyak bir hayat süren ve çetesinin eski elemanlarının kendisini satmasından korkan James ile onun en büyük fanı Robert Ford arasındaki ilişkiye odaklanıyor film. James'in politik bir kimliği de var, onu halkın gözünde Robin Hood gibi bir kahraman yapan ama bu yönetmen Dominik'i hiç ilgilendirmiyor. Tıpkı 'Kasap' filminde olduğu gibi suç ve şöhret Dominik'i asıl ilgilendiren. İşin ilginci 'Kasap' filmininin konu aldığı Avustralyalı katilin 'Arkadaşlarınızı Vurup İnsanları Eddleme Sanatı' adlı bir kitabı var ki, Robert Ford'un hayatını özediyor gibi başlığıyla. John Lennon cinayetini de düşündüren bu hayranlık ve hayran olduğu kişiyi yok etme psikozu üzerine kendimi pek de aydınlanmış hissetmiyorum filmden sonra. Ama filme ilgisiz kalmayın ve sinemada izleyin. Gerçekten kimi sahneleri olağanüstü bir estetiğe sahip. Korkak Robert Ford'un Jesse James Suikastı | ||||||
| ««Geri Dön | Başa Dön | ![]() | |||||
| YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI |
| »»» Bir İngiliz kahramanlık öyküsü / 23 Kasım 2007 |
| »»» Yumurta / 16 Kasım 2007 |
| »»» Avrasya ve Antalya'dan kalanlar / 6 Kasım 2007 |
| »»» 'Her kadının gönlünde bir faşist yatar' / 2 Kasım 2007 |
| »»» Devrim bazen kötüdür / 26 Ekim 2007 |
| »»» İstilacının insanlık anlayışı / 19 Ekim 2007 |
| »»» CIA ajanının üstün insan olarak portresi / 12 Ekim 2007 |
| »»» Mutenalaştıra bildiklerimizden misiniz? / 5 Ekim 2007 |
| »»» Temcit pilavı tadında / 7 Eylül 2007 |
| »»» Lanetli yaz sezonu / 31 Ağustos 2007 |
| »»» Dogu'ya gitme genç Amerikalı / 25 Ağustos 2007 |
| »»» Zavallı küçük zengin kız / 20 Temmuz 2007 |
| »»» ROMAFICTIONFEST: Roma'ya çıkan yeni yol / 13 Temmuz 2007 |
| »»» Otomobiller iyidir, savaşa devam! / 7 Temmuz 2007 |
| »»» Muhafazakarlığa övgü 4 / 30 Haziran 2007 |
| »»» Arşiv |













C Blok.
ZEKİ DEMİRKUBUZ OLUNCAYA KADAR





