10 04 2011

Erkenkondu savcısı Zeki Yahya'dan al haberi

Erkenkondu savcısı Zeki Yahya'dan al haberi EZGİ BAŞARAN

29/03/2011

Hayatımız lümpen bir Samanyolu dizisi bundan böyle. Olay bu. Olan bu.


 

allowtransparency="" frameborder="0" scrolling="no" src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?locale=tr_TR&href=http%3A%2F/www.radikal.com.tr/Default.aspx%3faType%3DRadikalYazar%26ArticleID=1044423%26Yazar=EZGİ BAŞARAN%26Date=29.03.2011%26CategoryID=96&layout=standard&show_faces=true&width=450&action=like&colorscheme=light&height=80" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; width: 450px; height: 80px; overflow: hidden; border-top: medium none; border-right: medium none">>

* Son birkaç aydır yaşadıklarımızı alt alta dizip “Of dizi bile olmaz bundan, o kadar uçuk, o kadar gerçeküstü” diye söyleniyorduk. Yapılmışı var. Dizi olarak. Samanyolu TV’de her cuma. 

* ‘Kollama’ adlı bu dizi, “bizi kollayanların hikayesini” anlatıyor. Nasıl bir hikaye derseniz, şöyle tanımlanmış: “Birileri Türkiye’nin kara kutusu sayılacak bir kitabı çalmıştır. Türkiye’nin tarihine yön vermiş suikastlerin, provokasyonların, komploların failleri, planları, nedenleri tüm detaylarıyla bir bir yazmaktadır. Bu kitap öyle büyük bir sır taşımaktadır ki kitabı ele geçiren yarının Türkiye’sini ele geçirecektir.” 

* Bizi kollayanlar, yani bu kitabın peşine düşenler büyük Türk polisi, büyük istihbaratçılar ve tabii müthiş savcı Zeki Yahya’dır. Tarihin en mühim davası görülmektir: Erkenkondu. 



* Savcı Zeki Yahya, kardeşi kardeşe düşüren Erkenkondu örgütünün üyelerini bir bir “Sivritepe”ye tıkmaktadır. Bir tarafta “kendisini aydın zannedenler”, örgütün bir numarası Baron ve onun yardımcısı rolünde Kaya Minik… Kalpaklı, keçi sakallı, boynundan kırmızı atkısını eksik etmeyen “küçük” bir adam… Biraz Yalçın Küçük’ü mü andırıyor ne… 

* Diğer tarafta elinde “kapı gibi deliller” barındıran savcı Zeki Yahya... 

* Baskınlar yapılır, belgeler toplanır, hard diskler, laptop’lar didik didik edilir. Fakat karanlık güçler de salak mı... Boş durur mu... 

* Baronun talimatıyla, “kullanacakları gazetecilerin listesinin”, ”ulusal medya planının” filan istiflendiği mavi mavi klasörler konteynerlerde yakılır. Ama büyük Türk polisi şaşkın mı... Yer mi... “Mutlaka bir yerde zulalanmış bir hard disk vardır...” Mutlaka bulacaklar, bugün değilse yarın. 

* Belki yarından da yakın... 

* Nitekim istihbarat biriminin yakışıklı oğlanları, Erkenkondu’nun 12 Haziran’daki seçimler için planladıklarına bir miktar vâkıf olurlar: “Meclis’e üç bağımsız Kürt milliyetçisi sokulacak, onlar da Meclis’i feci şekilde karıştıracak. Kürt-Türk ayrılığı çıkacak.” 

* Nefes kesen, dallı budaklı bir hikaye... 

* Çünkü bakın bir yanda da Zeki Yahya’ya ve Erkenkondu davasına karşı basında “sulandırma” operasyonu tam gaz sürüyor. Bu basın da yani, eh! “İki buçuk yıldır ne yer ne içer diye sormadıkları adam Erkenkondu’dan tutuklanınca hepsi kefil kesildi. Bizim savcıdan sonra kefalet piyasası çok arttı...” Pis basın, bunları da yazın... 

* Bu arada Kaya Minik... Hani şu fazlaca elini kolunu sallayarak, bağırarak konuşan “küçük” adam boş durmuyor. Savcı Zeki Yahya’ya bir komplo kurar. Sarışın bir kadınla anlaşır, canlı yayına çıkarır. İklim Bayraktar’a pek benzeyen sarışın kadın, savcının onu taciz ettiğini söyler. ”Gel seninle özel bir yerlere gidelim, baş başa kalalım” demiştir savcı ona. 

* Halbuki yok öyle bir şey. Tüm melanet Kaya Minik’in kalpağının altından çıkıyor. Ama kör talih... Savcı Zeki Yahya bir süreliğine görevinden alınır. Yerine atanan kadın savcı da aslında “kuyruğunu Erkenkondu”ya kaptırmıştır. Nasıl bir savcı bu? Gözlüklü, açık tenli, yana ayırdığı saçını küçük bir topuz yapmış dolaşıyor. Tesadüf bu ya, aynı YARSAV Başkanı Emine Ülker Tarhan... 

* Tam işler çözülecekken, Bir Numara yatına atlayıp kaçmaya çalışmasın mı... Artık haftaya kaldı, aydınlığa kavuşmamız. 

* Size bir şey söyleyeyim mi, sayın sayın seyirciler. Ya neler oluyor ülkede bir türlü anlayamıyorum, diyen sayın seyirciler… 

* Hayatımız lümpen bir Samanyolu dizisi bundan böyle. Olay bu. Olan bu. 

Not: Ben bir şeyi sulandırmaya çalışmıyorum, aman yanlış anlaşılmasın. Tırnak içinde geçen tüm ifadeler, isimler ‘Kollama’ dizisinden alınmıştır. Sulandırma varsa bana ait değil yani. 

50
0
0
Yorum Yaz